2 bin yıllık sikkeler kaynak oldu
22/9/2006
BURSA (İHA) - Bursa'da Uludağ Üniversitesi ve Bursa Arkeoloji Müzesi'nin ortaklaşa hazırladığı 'Sikke Teşhir Kataloğu' 2 bin yıllık geçmişe ışık tutacak.
Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof Mustafa Yurtkuran, düzenlediği basın toplantısında bu yayının birçok özelliğe sahip olduğunu bildirdi. Yurtkuran, M.Ö. 650 ve M.S. 1453 yıllarına kadar uzanan yaklaşık 2 bin yıllık tarihi geçmişi içeren kaynağın, 1908 yılında Fransızca olarak yayınlanan sikke kataloğundan sonra, Türkçe ve İngilizce olarak yayınlanan tek sikke kataloğu olduğunu vurguladı.
Yurtkuran, Türkçe ve İngilizce yayınlanan kataloğun araştırmacı uzmanlar için büyük bir kaynak olduğunu ifade ederek, "Geçen yıl açılan Arkeoloji Bölümü bir yıl içerisinde başarılı çalışmalar yaptı. Buraya gelecek yıl öğrenci alacağız" dedi.
Kaynağın hazırlanmasında editörlük görevini üstlenen Arkeoloji Bölümü Uzmanı Recep Okçu da katalog hakkında bilgi verdi. Bursa'nın coğrafi konum açısından antik kentler üzerinde bulunduğunu açıklayan Okçu, "Bu katalogda 2 bin yıllık geçmiş ele alınmıştır. Antik sikkelerin dönemleri incelenerek, meraklı ve uzmanlara kaynak oluşturulmuştur. Yaklaşık 2 yıl gibi sürede hazırlanan kitapta Roma İmparatorluğu dönemi 4 ayrı dönemde ele alındı. Döneme ait sikkeleri ele aldık. Figürler ve yazılar hakkında detaylı bilgilerin yer aldığı katalogda sözlükte yer almaktadır. Bütün antik çağın klasik, arkaik, Helenistik, Roma Cumhuriyet ve İmparatorluk, Roma ve Bizans Çağı'nı içermesi bakımından bu katalog ilktir" diye konuştu
Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin ise ortaya çıkarılan kaynak ile çok önemli bir boşluğun doldurulduğunu kaydederek, "Bilindiği gibi 7. yüzyılda ilk kez toplumda insanlar alışverişlerinde sikke kullanmaya başlamışlardır. Sikke antik çağda kent devletlerinin bağımsızlık göstergesidir. Sikke basan toplumlar ve kentler özgür kentlerdir. Bundan dolayı, sikkelerin ilk olarak ortaya çıktıkları günden günümüze kadar kesintisiz şekilde sikke darpeden kentlerin yer aldığı Bursa ve çevresine ait böyle güzel bir kitabın prestij yayın olarak bilim alemine ve meraklılara sunulması çok güzel bir gelişmedir" diye konuştu.
Yapılan çalışmalar sayesinde Bursa'nın sanayi kenti dışında, turizm kenti olarak da anılır hale geleceği bildirildi.
Yorum (5) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Türkiye Hacker'lık alanında ikinci
22/9/2006
İstanbul (AA)- İnternet ve web sitesi güvenliği kuruluşu Scan Alert Genel Müdürü Michael R. Ayers, Türkiye'nin Hacker'lık alanında dünyada ikinci konumda olduğunu savundu.
Ayers, Hacker'lıkta Türkiye'nin dünyadaki ilk üç arasındaki yerinin hiç değişmediğini söyledi.
Yeni nesil İnternet korsanlarının, Hacker'ların son derece usta ve iz bırakmadan hareket ettiklerini belirten Ayers, çalınan kredi kartının bedelinin 50 dolardan 150 dolara kadar çıktığını, Hacker'ların bu şekilde para kazanıp, haksız bir şöhret sahibi olduklarını kaydetti.
Ayers, dünya genelinde kullanılan İnternet bant genişliğinin yüzde 3'ünün aktif olarak Hacker'lar tarafından kontrol edildiğini, yeni alınan bilgisayarın mutlaka bir Hacker'ın taramasından geçtiğini vurguladı.
Ayers, ''Dünyada e-ticarette 150 milyar dolarlık bir dönüşüm var. Bunun birkaç milyar dolarlık kısmı Hacker'lar tarafından ele geçiriliyor. Kesin rakamı söylemem mümkün değil, çünkü bunların bir kısmı hasır altı ediliyor'' dedi.
Scan Alert Türkiye Genel Müdürü Özgür Koca da, Türkiye'nin Hacker'likte neden ilk sıralarda olduğunun sorulması üzerine, ''Türklerin bir şekilde Hacker'lığa ilgileri var. Rusya ve Türkiye, dünya genelinde birincilikte sürekli yer değiştiriyor'' diye konuştu.
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
YURTKUR yedek listeleri ilan ediyor
22/9/2006
Ankara - Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna (YURTKUR) bağlı öğrenci
yurtlarına kayıtlarla ilgili olarak haftanın her pazartesi günü yedek listeler
ilan edilecek ve bu öğrenciler için 5'er günlük kayıt süresi tanınacak.
Asıl listeden kayıtların 15 Eylülde tamamlanmasının ardından birinci yedek listeden yurt hakkı kazanan adayların kayıtları da bugün sona eriyor. Yedek listeden yurt hakkı kazanan öğrenciler, asıl listeden isimleri çıkıncaya kadar yurtlarda, ücret karşılığı ''misafir öğrenci'' olarak kalabilecekler.
ÖSS tercih formunu doldururken yurt başvuru formu doldurmayan adaylara, 24 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında başvuru süresi tanınacak.
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Kayıt parası isteyeni deşifre edin
22/9/2006
Bursa (AA)- Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, vatandaşlardan alınan okul kayıt paralarıyla ilgili olarak, ''Eğer karanlıktan şikayet ediyorsanız, önce kendiniz bir mum yakacaksınız'' dedi.
Çelik, bazı açılışlara katılmak üzere geldiği Bursa'da, yaptığı açıklamada, bir televizyon kanalında okullarda alınan kayıt paralarıyla ilgili bir program yayınlandığını, bu konuyla ilgili derhal ilgili il milli eğitim müdürüne talimat verdiğini, okul müdürünün bulunarak açığa alındığını bildirdi.
Çelik, vatandaşlardan kayıt sırasında kendilerinden zorla para almaya kalkışan okul yetkililerinin isimlerini deşifre etmesini istedi.
Çelik, bu konuda sızlanmanın manası olmadığını dile getirerek, ''İşin üzerine gideceksiniz. 'Benim çocuğum zarar görür, benim çocuğuma zarar verirler'... Senin çocuğuna zarar vermelerinden, çocuğuna kötü muamele yapmalarından korkuyorsan, bana haber ver, ben senin çocuğunu adam gibi başka bir okula kaydırayım'' diye konuştu.
Türkiye'deki eğitim sisteminin 5 yıl öncesine göre mukayese kabul etmeyecek derecede iyi olduğunu kaydeden çeken Çelik, bütün yatılı okulların farklı bir şekle girdiğini, kız çocuklarının okula gönderilmeye başlandığını söyledi. Çelik şöyle konuştu:
''Sadece benim dönemimde 120 orta öğretim yurdu bitti ve faaliyete geçti. Dağda, bayırda, en ücra mezrada okulların açıldığı gün çocukların önünde ders kitapları var. Bakın bizim dönemimizde 200 bine yakın öğretmen ataması yapıldı.
Ama bu yıl faaliyete geçirdiğimiz müfredatın sonucunu 8 yıl sonra alıyorsunuz. Dolayısıyla eğitimde bir anda meyve alamazsınız. Onun için bugün dünden iyidir, yarın bundan daha iyi olacaktır. Ben şahsen iyimserim ve her şey iyiye gidiyor.''
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Ek yerleştirme başvuruları 25 Eylül'de
22/9/2006
Ankara (AA)- Üniversitelerdeki boş kontenjanlara yapılacak ek yerleştirme
için başvurular 25 Eylül Pazartesi günü başlıyor.
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2006-Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) sonuçlarına göre 2006-2007 öğretim yılı için yükseköğretim programlarına ek
yerleştirme yapacak. Ek yerleştirme kontenjanlarına, 2006-ÖSS'ye başvuran ve 2006-ÖSYS merkezi yerleştirme sonunda açıköğretimin kontenjansız programları dışında hiç bir yükseköğretim programına yerleşmemiş adaylar başvurabilecek.
2006-ÖSYS'de sadece sınavsız geçiş için başvuran adaylardan açıköğretimin kontenjansız programları hariç bir yükseköğretim programına yerleşmemiş olanlar
da 2006-ÖSYS ek yerleştirmeye başvuracaklar. 2006 yılında özel yetenek sınavı ile öğrenci alan yükseköğretim programlarına kesin kayıt yaptırmış olanlar da 2006-ÖSYS ek yerleştirmeye başvurabilecekler. Ek yerleştirme kılavuzu ÖSYM'nin internet sitesinden yayımlanacak.
Yükseköğretim programları ek yerleştirme kontenjanlarına başvurmak isteyen adaylar, tercih işlemini Başvuru Merkezi aracılığıyla veya kişisel olarak internet üzerinden yapacaklar. Adaylar, 3 YTL karşılığında 2006-ÖSYS Yükseköğretim Programlarına Ek Yerleştirme Kılavuzunu ÖSYM Sınav Merkezi yöneticiliklerinden alabilecekler ya da ÖSYM'nin internet sitesinde görebilecekler. Adaylar, kılavuz ücreti ile tercihlerini başvuru merkezi aracılığıyla yaparlarsa ödeyecekleri 2 YTL hizmet ücreti dışında başka bir ücret ödemeyecekler.
Postayla ÖSYM'ye gönderilen tercih formları işleme alınmayacak. Başvuru süresi, 28 Eylül'de sona erecek.
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
İstanbul’da 100 kişilik sınıflar var
22/9/2006
Bu yıl okullara kayıt için uygulanan elektronik
kayıt sistemi sebebiyle İstanbul’un bazı ilçelerinde sınıf mevcutları
90-100 kişiye ulaştı. Gaziosmanpaşa’daki 50. Yıl İlköğretim Okulu, sınıf mevcutlarının 90’a ulaştığı okullardan biri. 40 derslikli okulda 5 bin öğrenci eğitim görüyor. Okulun öğrenci mevcudu Anadolu’daki çok sayıdaki ilçe nüfusunu geçmiş durumda. 50. Yıl İlköğretim Okulu’nda öğrenciler bir sırada 3’er kişi oturuyor. Okul yöneticileri, bu yıl kayıtların internetten yapıldığını ve sınıf mevcutlarını kontrol etmenin mümkün olmadığını ifade ederken, il ve ilçe milli eğitim müdürlüğü yetkilileri sorunu çözmek için çalıştıklarını söylüyor. Veliler 90-100 kişilik sınıflarda çocukların nasıl eğitim göreceğinden endişe ederken öğretmenler bir ders saatinin en az yarısının çocuklara ‘susun çocuklar’ demekle geçtiğini anlatıyor. Göç ve nüfus artışının yoğun olduğu ilçelerde derslik başına düşen öğrenci sayısı ortalama 80 kişi.
Gaziosmanpaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Hacıoğlu, e-kayıt sistemi ile ilçede 23 bin öğrencinin kaydının yapıldığını belirterek merkezî okullarda bazı sıkıntıların olduğunu; ancak yeni yapılacak okullarla bu sorunun 2007 Şubat ayında biteceğini söyledi. E-kayıt ile İstanbul’da bu yıl 300 bin öğrenci okula başladı. İl Milli Eğitim Müdürü Ata Özer sınıf mevcutlarını düşürmek için gayret gösterdiklerini ve hayırseverlerin de katkılarıyla her yıl çok sayıda okul yaptırdıklarını ifade etti.
İstanbul’da son 4 yılda 12 bin derslik yapılmasına rağmen sınıf mevcutları, hedeflenen 40 kişiye düşmüyor. İlde derslik başına düşen öğrenci sayısı ortalama 55. İstanbul’un mevcut nüfus artışına eğitim imkanı sunabilmesi için her yıl en az 30 derslikli 100 okula ihtiyacı bulunuyor. İstanbul Valiliği bu yıl 192 okulun yapımı için hayırseverlerle protokol imzaladı ve 1 yıl içinde 3 bin derslik daha yapmayı planlıyor.
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
YÖK'ün eleştirileri hukuki değil
22/9/2006
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Milli Eğitim
Bakanlığı'nın (MEB) 1416 sayılı yasa kapsamında bütün kamunun nitelikli
eleman ihtiyacı için yurtdışına öğrenci gönderdiğini ifade etti. Çelik, konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. 1416 sayılı yasanın 2. maddesinde yurtdışına gönderilecek öğrencilerin MEB tarafından müsabaka ile seçileceğinin belirtildiğini, aynı kanunun, tüm kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve ticaret odaları gibi kuruluşların ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik hükümler içerdiğini dile getirdi.
Çelik, ''ÖSYM'ce yapılan LES, KPDS ve ÜDS sınavları ile üniversitelerden mezun olurken öğrencilerin sahip olduğu not ortalamasının başarı kriteri olarak değerlendirilmesi, üniversite öğretim üyelerinin verdiği referans mektuplarının puanlamaya etki etmesi gösteriyor ki Sayın YÖK Başkanı'nın iddia ettiği gibi Yüksek Öğretim Kurumu'nun dışlanması söz konusu değildir. Söz konusu teşebbüsümüz ile ilgili olarak YÖK'ün dile getirdiği itirazların hiçbir hukuki ve makul zemini yoktur. Çünkü Milli Eğitim Bakanlığı ilana çıkarken, gerekli işlemleri yürütürken öncelikle öğretim üyesi yetiştirmek için yola çıktığını ifade etmediği gibi birçok bakanlığın ve kuruluşun nitelikli eleman talebi de dikkate alınarak yasal zeminde ülke yararına bir girişimde bulunulmuştur." dedi.
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Belçika'daki ilk Türk okuluna ilgi
22/9/2006
Belçika’daki Türk işadamları bir ilke daha imza atarak, Fransız bölgesinde bir ilkokul açtı. Charleroi
şehrinde yaşayan Türk işadamları tarafından açılan okul yoğun ilgi
görürken açılış günü dolayısıyla açık kapı günü gerçekleştiren okula
öğrenci ve veliler akın etti.
Türk işadamlarının girişimi sonunda 2006-2007 eğitim sezonunda kapılarını öğrencilere açan Ecole De L’Avenir, Belçika Fransız bölge bakanlığına bağlı olarak çalışıyor ve Fransızca eğitim veriyor. Okula RTL, RTBF televizyonları ile Le Soir gazetesi gibi ülkenin önde gelen basın kuruluşları büyük ilgi gösterdi. Alman televizyonu ARD de okuldan çekim için randevu talebinde bulundu.
İlkokulun genç müdiresi Derya Dinç, 1 Eylül’de hizmete girdiklerini ve kayıtlarının dolduğunu belirtti. 2,5 yaşında ailesiyle birlikte Belçika’ya gelen Dinç, Türk girişimciler tarafından açılan bir okulda müdürlük yapmasının kendisi için heyecan ve gurur verici olduğunu belirtiyor. Okulda şu anda 3 ana sınıfı ile ilkokul 1., 2. ve 3. sınıfların mevcut olduğunu belirten Dinç, toplam öğrenci sayısının ise 90’ın üzerinde olduğunu ifade etti. Eğitim dilinin Fransızca olduğu okulda üçü Belçikalı, üçü Türk olmak üzere toplam altı öğretmen görev yapıyor.
Okulun yönetim kurulu başkanlığını yapan Naim Şen kendisinin de üye olduğu işadamları derneği tarafından açılan okulun Belçika’da bir ilk olduğunu belirtiyor. Ticaretle uğraşan 1968 doğumlu Şen, okulun açılış sürecini şu sözlerle dile getirdi: “Biz bu bölgede eğitim merkezleri olarak hizmet veriyorduk. Dernek yöneticilerimiz ve işadamlarımızdan bazıları burada bir okul açmanın gerekliliğini dile getirdiler. Birkaç arkadaş kafa kafaya vererek bu okulu açmayı başardık.” Okul bu yıl İtalyan, Fas ve Türk asıllı Belçikalı öğrencileri ağırlıyor.
Türk işadamlarının girişimi sonunda 2006-2007 eğitim sezonunda kapılarını öğrencilere açan Ecole De L’Avenir, Belçika Fransız bölge bakanlığına bağlı olarak çalışıyor ve Fransızca eğitim veriyor. Okula RTL, RTBF televizyonları ile Le Soir gazetesi gibi ülkenin önde gelen basın kuruluşları büyük ilgi gösterdi. Alman televizyonu ARD de okuldan çekim için randevu talebinde bulundu.
İlkokulun genç müdiresi Derya Dinç, 1 Eylül’de hizmete girdiklerini ve kayıtlarının dolduğunu belirtti. 2,5 yaşında ailesiyle birlikte Belçika’ya gelen Dinç, Türk girişimciler tarafından açılan bir okulda müdürlük yapmasının kendisi için heyecan ve gurur verici olduğunu belirtiyor. Okulda şu anda 3 ana sınıfı ile ilkokul 1., 2. ve 3. sınıfların mevcut olduğunu belirten Dinç, toplam öğrenci sayısının ise 90’ın üzerinde olduğunu ifade etti. Eğitim dilinin Fransızca olduğu okulda üçü Belçikalı, üçü Türk olmak üzere toplam altı öğretmen görev yapıyor.
Okulun yönetim kurulu başkanlığını yapan Naim Şen kendisinin de üye olduğu işadamları derneği tarafından açılan okulun Belçika’da bir ilk olduğunu belirtiyor. Ticaretle uğraşan 1968 doğumlu Şen, okulun açılış sürecini şu sözlerle dile getirdi: “Biz bu bölgede eğitim merkezleri olarak hizmet veriyorduk. Dernek yöneticilerimiz ve işadamlarımızdan bazıları burada bir okul açmanın gerekliliğini dile getirdiler. Birkaç arkadaş kafa kafaya vererek bu okulu açmayı başardık.” Okul bu yıl İtalyan, Fas ve Türk asıllı Belçikalı öğrencileri ağırlıyor.
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Okullar açıldı, çile bitmedi
22/9/2006
Recaizade Ekrem İlköğretim Okulu'nda öğrenci ve
velilerin çilesi bitmedi. Tadilat sürdüğü için öğrenciler, otobüslerle
çevredeki okullara gönderiliyor 2006-2007 eğitim öğretim yılı İstanbul'da yine sorunlu başladı. İstinye Recaizade Ekrem İlköğretim Okulu'nda eğitim öğretim döneminin başlaması ile birlikte tadilata, öğrenciler ise belediye otobüsleriyle çevredeki okullara taşınmaya başlandı. Veliler, öğrencilerin balık istifi otobüslere doldurulup çevredeki okullara götürülüp getirilmesine isyan etti. Milli Eğitim Bakanlığı'ndan ödenek gönderilmesine rağmen veliler, 30 YTL aidat 50 YTL'de yardım parası toplandığını iddia etti.
ŞANTİYEYE DÖNDÜ
Tadilat yapılan okul, şantiyeye döndü. Okulda başlayan tadilat sırasında çıkan moloz yığınları bahçeye döküldü. Öğrenciler sabahları okulun bahçesine gelerek, dökülen bu moloz yığınlarının üzerinde kendilerinigötürecek araçları beklemeye başladı. 1, 2 ve 3'üncü sınıf öğrencileri Poligon Mahallesi Kazım Karabekir İlköğretim Okulu'na, diğer sınıf öğrencileri de, Derbent İstinye Lisesi'ne gönderildi. Veliler ise çocuklarının balık istifi gibi diğer okullara götürülmesine isyan etti. Okul Müdürü Osman Kurtul ile Okul Aile Birliği Başkanı Kerim Fil imzalı kağıtlarla öğrencilerden 30 YTL aidat 50 YTL'de yardım parası toplandığını ileri süren veliler, "Halen bizden para topluyorlar" diye yakındı. Okuldaki olumsuz durumun görüntülenmesi sırasında müdür ve aile birliği başkanı gazetecileri engellemeye çalıştı.
Otobüslerle başka okula
Eğitim öğretim döneminin başlamasına 20 gün kala Milli Eğitim Bakanlığı'ndan ödenek geldiği belirtilerek, Recaizade Ekrem İlköğretim Okulu'nda tadilata başlandı. Bunun üzerine İETT, öğrencilerin diğer okullara taşınması için 2 belediye otobüsü, Sarıyer Belediyesi de 2 minibüs tahsis etti. Araçlar 6 sefer yaparak, öğrencileri okullara ulaştırmaya başladı.
Yorum (6) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Türk okullarına övgü dolu sözler
22/9/2006
Türk müteşebbislerin çabalarıyla dünyanın değişik yerlerinde açılan okullar, bulundukları ülkede büyük takdir görüyor. ‘Türk okulları ülkemiz için övünç kaynağı’
Türk girişimciler tarafından dünyanın birçok ülkesinde açılan okullar hem bu ülkelere giden devlet yetkililerinin hem de okullarda eğitim görenlerin ortak övünç kaynağı oluyor. Türk okullarına yapılan başvuruların izdiham derecesinde kalabalık olması nedeniyle ancak sınavla öğrenci alınabiliyor. Çocuklarını bu okullarda okutmak isteyenler kontenjanın artırılmasını istiyor. Okulların bulunduğu ülkelerdeki yetkililer övgüyle bahsederken, sayılarının artması için her türlü desteği verdiklerini belirtiyor.
Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili'nin annesi Prof. Dr. Giuli Alasania Saakaşvili, aynı zamanda bir Türk okulunda öğretim görevlisi olarak çalışıyor. Uluslararası Karadeniz Üniversitesi öğretim üyesi olan Prof. Dr. Saakaşvili, Türk kolejlerinin Türkiye ile kuruldukları ülkeler arasında işbirliğini sağlayan başlıca faktörlerden olduğunu söylüyor. Saakaşvili, Türkiye'nin eğitim yatırımlarıyla başta Gürcistan olmak üzere birçok ülkede başarılı neticelere kavuştuğunu dile getirerek önümüzdeki dönemde bu tür yatırımların devam etmesi gerektiğini belirtiyor. Torunları Türk kolejinde eğitim gören Kırgızistan Dışişleri Bakanlığı Akademisi Dünya Siyaseti ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Orozobek Moldaliyev de bu okulların ülkeleri için önemine işaret ediyor. Kolejlerin Kırgız gelenekleriyle çatışmayan ve kimliğini inkar etmeyen nesiller yetiştirdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Moldaliyev, "Ülkemizde başka devletlerin açtığı eğitim kurumları da var. Ancak yüksek ücretlerle eğitim verilen bu kurumlardan yetişenler terbiye açısından Türk okullarının yerini tutmuyor." diyor.
Tacikistan’da 14 yıl önce açılan Türk okullarında okuyan öğrencilerden bazıları bugün birer işadamı olarak Türkiye’yi ziyaret etti. Tacikistan Sanayi Bakan Yardımcısı Abdulkerim Nigmetov ile birlikte Bursa’ya gelen bir grup işadamı buradaki çeşitli fabrikaları gezerek bilgi aldı. Tacik işadamları bir taraftan Türk işadamları ile anlaşmalar yaparken diğer yandan iki ülke arasındaki barış ve diyalog köprülerinin oluşmasını sağlıyor.
Türkiye’yi ve Türkleri bu okullar sayesinde sevmeye başladıklarını anlatan Tacikistanlı genç işadamları, Türk okullarında öğrendikleri Türkçe yardımıyla alışverişlerinde Çin yerine Türkiye’yi tercih ettiklerini söyledi. Türk cumhuriyetlerinden işadamları, Türkiye’nin değişik illerini dolaşarak Türk sanayicileri ile iş anlaşmaları sağlıyor.
Heyetteki Tacik işadamları daha önce bu ülkede açılan Türk okullarında eğitim görmüş. Türk müteşebbisleri tarafından ülkelerinde açılan okullar sayesinde Türkiye’yi tanıyıp sevmeye başladıklarını anlatan Tacikli genç işadamları, bu okulların aynı zamanda iki ülke arasındaki barış ve diyalog köprülerinin oluşmasında önemli rol oynadığını söyledi. Çin’de daha ucuz ürünler olmasına rağmen Türkiye’yi tercih ettiklerini belirten Tacik işadamları, bunda en önemli etkenin okulda öğrendikleri Türkçe ve Türkiye sevgisi olduğunu anlattı.
Türk okullarından mezun olan elektronik firması sahibi İbrahim Miryerov, “Bir zamanlar öğrenci olarak Türk okullarında okurken bugün ülkenizi bir işadamı olarak ziyaret ediyorum. Bu okullar kendimiz ve ailelerimizin yanı sıra iki ülke arasında barış ve diyalog köprülerinin oluşmasına katkıda bulunuyor.” dedi. Tekstilci Şuhrat Azizov da Türk Ekonomi Lisesi’nden mezun olduğunu belirterek, “Türkçeyi bildiğim için hiçbir sıkıntı yaşamıyorum. Türklerle çok rahat diyalog kuruyorum. Bu okulların benim hayatımda çok önemli bir yeri var. Ayrıca bu okulların iki ülke halkları arasında dostluk bağlarının geliştirilmesinde büyük katkıları var.” şeklinde konuştu.
Kocaeli’nde düzenlenen 1. Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi’ne katılan konuşmacılar da Türk okullarından övgüyle bahsetti. Kırgızistan Dışişleri Bakanlığı Akademisi Dünya Siyaseti ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Orozobek Moldaliyev, bu okulların ülkeleri için önemine işaret ederek, “Ülkemizde başka devletlerin açtığı eğitim kurumları da var. Ancak yüksek ücretlerle eğitim verilen bu kurumlardan yetişenler terbiye açısından Türk okullarının yerini tutmuyor.” dedi.
Yüksek ahlâklı bir nesil yetiştiriliyor
Antalya'da yapılan 10. Türk Devlet ve Toplulukları Dostluk, Kardeşlik ve İşbirliği Kurultayı'nda da Türk okullarından övgüyle bahsedildi. Kırgızistan Milli Eğitim Bakanı Nur Ulu Doshol, kendi ülkesindeki Türk okullarının eğitim sistemlerinde büyük bir rol üstlendiğini söyledi. Doshol, "Kırgızistan'ın her yerinde açılan lise ve üniversitelerin bizim yakınlaşmamızda önemli rolü oldu." dedi. Azerbaycan Cumhuriyeti Ulusal Televizyon ve Radyo İdaresi Başkanı Nushiravan Maharramov ise düşüncelerini şu sözlerle dile getirdi: "Biz öz çocuklarımızı bu okullara gönderiyoruz. Burada çok yüksek ahlaklı bir terbiye gösteriliyor. Dünya standartlarına uygun tahsil veriliyor. Bu bakımdan hesap edildiği zaman, bu okullarda okuyan çocuklar, gelecekte Türk dünyası için çok önem taşımaktadır. Türk dünyası onlarla dünyaya açılacak. Biz böyle düşünüyoruz." Türk Kurultayı'nın önde gelen akademisyenlerinden Tatar kökenli bilim adamı Yeditepe Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nadir Devlet de Türk adının duyulmasında bu okulların ve yayınların büyük rolü olduğu tespitinde bulunduktan sonra, "Buradaki gençler Türkçe öğreniyorlar. Kendi anadillerini öğreniyorlar. Rusya Federasyonu'nda kendi anadillerini bilmeyen gençler vardı. Çok hayırlı bir hizmet " şeklinde konuştu.
Ülkem adına okullara ve öğretmenlere minnettarım
Tacikistan Sanayi Bakan Yardımcısı Abdulkerim Nigmetov, Türk okullarından mezun olan gençlerin bugün gerek Türkiye’de gerekse Tacikistan’da çeşitli üst düzey noktalarda hizmet ettiklerini söyledi. Bakan Yardımcısı Nigmetov, okulların, Tacik gençlere kaliteli eğitim vermesinin yanısıra iki ülke arasındaki sosyal, kültürel bağları artırdığını belirtti.
Eğitim alanında birbirimize karşılıklı destek verelim
Moğolistan Milli Eğitim Bakan Yardımcısı D. Damba Ochır, şunları dile getirdi: ”Ülkemde lise düzeyinde eğitim veren 5 Türk okulu var. Türk okulları diğerlerine göre daha kaliteli. Ülkemizden Türkiye'ye gelip okuyan pek çok öğrenci var. Geçen nisan ayında Milli Eğitim Bakanı'mız Türkiye ile eğitim alanında anlaşmalar yaptı. İsteriz ki daha fazla öğrencimiz Türkiye'de okusun. Karşılıklı birbirimize destek verelim.”
Bir veli olarak çocuğumu okutmak için çaba verdim
Tacikistan Milletvekili Mukhammadfozil Begimov, "Birçok insan orada yeni okullar açılmasını istiyor. Bir veli olarak ben oğlumu orada okutmak için çaba sarf ettim. Oğlum sınavları kazanarak Türk okulunda okuma hakkı kazandı. Birçok ailenin çocuğu ise bunu başaramadı. Bu durum gösteriyor ki Tacikistan halkı bu okullardan çok memnun ve sayılarının artırılmasını istiyor."
Okullar, eğitim sistemimizde çok önemli rol üstlendi
Kırgızistan Milli Eğitim Bakanı Nur Ulu Doshol, kendi ülkesindeki Türk okullarının, eğitim sistemlerinde büyük bir rol üstlendiğini söyledi. Doshol, “Kırgızistan’ın her yerinde açılan lise ve üniversitelerin bizim yakınlaşmamızda önemli rolü oldu.” dedi. Doshol, ülkenin değişik bölgelerinde birçok Türk okulunun eğitim verdiğini ifade ederek, velilerin de bu eğitimden memnun olduğunu bildirdi.
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı