Dikkat! Grip riskinizi azaltabilirsiniz

14/9/2006 -Kategori: Diger Haberler

Sonbaharın kendini göstermeye başladığı bu günlerde grip olma riskimiz de artıyor. Havanın ani değişimi, güneşli günlerin yerini rüzgarlı, yağmurlu günlere bırakması sonucu grip ve soğuk algınlığı salgınları kendini göstermeye başladı.
 
Grip virüsünün vücuda girmesi ile başlayan bulgular genellikle 7-10 günde iyileşme ile sonuçlansa da, bazen sinüzit, bronşit veya zatürre gibi bazı ciddi enfeksiyonlara yol açabiliyor. Bu nedenle grip ve soğuk algınlığına karşı küçük önlemler alarak korunmak, belirtiler başladığında da tedaviyi aksatmamak önem taşıyor.

Grip ve soğuk algınlığı (nezle) ile ilgili semptomları azaltıcı tedaviler aslında son derece basit ve etkilidir. Bu yöntemler hekim veya eczacıya danışarak uygulandığında ve önerilen ilaçlar aksatılmadan kullanıldığında çok iyi sonuçlar verir.

Soğuk algınlığı ve gripte belirtiler giderilerek hastanın rahatlaması sağlanmaya çalışılır. Bazı ilaçlar birden fazla etken madde içerirler. Ateş, ağrı, burun akıntısı, hapşırık, öksürük ve halsizlik gibi belirtiler için, bu belirtileri gidermede kullanılan etken maddeleri içeren kombine ilaçları tercih etmek önem taşır. Özellikle grip salgınlarının başladığı bu aylarda alacağınız basit önlemler ile gripten korunabilirsiniz.

Dengeli beslenin,

Vücudun ihtiyacı olan protein, karbonhidrat, yağ ve vitaminler yeterli olarak alınmazsa, vücut direnci düşer ve solunum organları mukozası da bu durumdan etkilenir.

Yeterli miktarda su için,

Solunum yollarının nemli olması, virüs taşıyan damlacıkların etkisine karşı direnci sağlar. Bu nedenle özellikle su içme ihtiyacının azaldığı kış mevsimi de dahil olmak üzere, her dönemde günde 8-10 bardak su içilmesi faydalıdır.

Düzenli spor yapın,

Sağlıklı yaşamın bir parçası olan spor, gripten korunmak için de çok önemlidir. Yetişkin bir kişi için haftada 3 gün, günde 1 saat olmak üzere spor yapılması faydalıdır.

Stresten uzak durmaya çalışın,

Stres, vücut direncini azaltarak hastalıklara davetiye çıkaran en önemli etkenlerdendir. Bu nedenle, çeşitli yollar ile stresten uzaklaşmak sağlıklı kalmayı da beraberinde getirecektir.

Sigara içmeyin,
Sigara da aynı stres gibi vücut direncini azaltır. Ayrıca virüs yüklü damlacıklar, sigara içilen ortamlarda, dumana yapıştıkları için hastalık yapıcı özellikleri artar.
 
Kalabalık yerlerde kendinizi korumaya çalışın,
Toplu taşıtlar, sinema, tiyatro gibi kalabalık yerlerde grip olan bir kişinin aksırması ile virüsler büyük bir hızla ( 160 km/saat ) hareket ederek 3- 4 metre uzağa yayılabilir. Bu nedenle özellikle bu tür yerlerde havalandırmanın iyi olmasına dikkat etmek, temizliğe özen göstermek gibi basit tedbirler ile gripten korunabilirsiniz.
 
Düzenli uyuyun,
Bir gece uykusuz kalındığında, virüslere karşı savaşan vücut hücreleri yarı yarıya azalmaktadır. Bu nedenle mümkün olduğunca düzenli uyuyun, bu düzen bozulursa mutlaka telafi ederek vücudun uyku ihtiyacını karşılayın.
 
Birkaç küçük önlem ile sonbaharı sağlıklı geçirmek elinizde. Grip ve soğuk algınlığını unutmamak ve bulaşıcı olduğunu hatırlayarak önlemler almak hem hayatımızı kolaylaştıracak hem de ciddi iş kayıplarının önüne geçecektir.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Baca temizliği için en uygun ay eylül

14/9/2006 -Kategori: Diger Haberler


Temizlenmemiş bacalar ve doğru kurulmamış sobaların özellikle rüzgarlı havalarda evlerde 'baca tepmesi' denen olayın yaşanmasına ve karbonmonoksit gazı zehirlenmelerine neden olduğu hatırlatılarak, her yıl mutlaka baca temizliği yapılması gerektiği ve bunun için de en uygun ayın eylül olduğu belirtildi.
 
Samsun Çevre Orman Müdürlüğü, yaklaşan kış mevsimi öncesi, soba zehirlenmelerini önlemek için baca temizliği yaptırmaları konusunda vatandaşları uyardı. "Bacalar temizlenmediği ve sobalar, şofbenler ve kombiler doğru şekilde kurulmadığı zaman kömür, odun, doğalgaz, LPG ve gazyağı eksik ve verimsiz yanmaktadır" diyen Çevre ve Orman Müdürü Kadir Kılıç, "Eksik yanma sonucu oluşan kirli gazlar ve partiküller, baca tıkanmasına neden olmaktadır. Böylece her yıl onlarca kişi evlerinde zehirlenmekte ve hatta ölmektedir. Bir binanın yıllık baca temizleme maliyeti ise bina büyüklüğüne bağlı olarak 40-150 milyon lira arasında değişmektedir. Valilikler, belediyeler, doğal gaz dağıtım şirketleri ve kömür satıcıları bu aylarda baca temizliği için halkı uyarmalı. Mutlaka baca temizliği yaptırmalarını sağlamalılar. Bacaların nasıl temizleneceği ve sobaların, kombilerin, şofbenlerin odalara nasıl kurulacağı öğretilmelidir" dedi.
 
Belediyeler, doğalgaz dağıtım şirketleri, kömür satıcıları ve baca temizliği yapacak firmaların elemanlarını eğitmeleri gerektiğine işaret eden Kılıç, "Baca temizliğinde
kullanılacak aletleri göstermeliler. Temizlik firmalarının bu aletleri kullanmalarını sağlamalılar. Kömür ve odun satıcıları bu konuda tüketicilere hizmet vermeliler. Maddi imkanı olmayanların bacalarını nasıl temizleyecekleri broşür basılarak şekillerle anlatılmalıdır. Bacalarda mutlaka baca başlığı kullanılmalıdır. Aksi durumda rüzgarlı havalarda zararlı ve zehirli gazlar geri teperek zehirlenmelere neden olur. Bacalar yeterli oranda yalıtımlı olmalıdır. Yalıtılmamış bacalar hızlı şekilde soğur. Soğuyan bacalarda sıcak gaz içindeki nem yoğunlaşarak, bacalarda daha hızlı tıkanmalara ve duvarlarda lekelenmelere neden olur. Sobada baca çekişi ve yanma verimliliği düşer" diye konuştu.
 
Zehirlenmelerin ana sebeplerinden birinin sobaların ve şofbenlerin doğru şekilde, doğru yere kurulmaması olduğuna dikkat çeken Kadir Kılıç, şöyle devam etti:
"Soba ve şofben kurarken nelere dikkat edileceği, halkımıza detaylı bir şekilde anlatılmalıdır. Türkiye'de her yıl bina yangınlarının yüzde 20'si temizlenmeyen bacalardan kaynaklanmaktadır. Bacalar temizlenmediğinden dolayı milyarlarca liralık konutlar yanarak tahrip olmaktadır. Temizlenmemiş ve doğru kurulmamış sobalardan dolayı rüzgarlı havalarda evlerde baca tepmesi dediğimiz olaylar sık aralıklarla meydana gelmektedir. Baca gazının tepmesi sonucu, zehirli karbonmonoksit gazı zehirlenmelere neden olmaktadır. Yılda en az bir defa bacaların temizlenmesi gereklidir. Baca temizliği için Türkiye'de en uygun ayın eylüldür."

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Ayasofya 'dünyanın yeni harikası' adayı

14/9/2006 -Kategori: Diger Haberler


Merkezi İsviçre'de bulunan ''Yeni 7 Harika Vakfı'', dünyanın yeni 7 harikasını seçmek için hazırladığı listede Ayasofya'ya da yer verdi. Ayasofya'nın aday olduğunu gösteren ''Yeni 7 harika Balonu'', müze önünde düzenlenen törenle uçuruldu.

Yeni 7 Harika Vakfı tarafından oluşturulan ve 21 aday eserin yer aldığı ''yeni 7 harika'' listesinde Ayasofya da yer alıyor.Yetkililer, Yeni 7 Harika Vakfının amacının, dünya kültür mirası varlıklarının korunması için küresel duyarlılığı oluşturmak olduğunu kaydettiler.

Dünyanın ''Yeni 7 harikası'' için internette ''www.new7wonder.com'' adresinden, 1 Ocak 2007'de sona erecek oylamaya katılınabileceği belirtildi.Adaylar arasında Ürdün'deki Petra kenti, Çin Seddi ve Roma'daki Colesseum'un yanı sıra Paris'teki Eyfel Kulesi, New York'taki Özgürlük Anıtı ve Sydney'deki opera binası da yer alıyor.
 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Tecavüz kesinleşti

14/9/2006 -Kategori: Diger Haberler


Manken ve oyuncu Gamze Özçelik'in müstehcen görüntülerini internet ortamında yayınladığı iddia edilen Gökhan Demirkol'un yargılanmasına, Antalya'da devam edildi. 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya Gamze Özçelik ve tutuksuz yargılanan Gökhan Demirkol katılmadı.
 
Mahkeme tarafından Gökhan Demirkol'un Gamze Özçelik'e tecavüz edip etmediğinin belirlenmesi için istenen adli tıp raporu, mahkemeye ulaştı. 7 kişilik uzman heyetin olayla ilgili görüntü, fotoğraf ve raporları incelemesiyle hazırlanan raporun sonuç kısmında, "Gamze Özçelik'in 29 Mayıs 2006 tarihinde yapılan muayenesinde ve dava dosyasının incelenmesi sonucunda, "travma sonrası stres bozukluğu" denilen "Ağır nöroz bozukluğu" tespit edildiği, buna göre olaydaki durumun, yeni TCK 102/5 maddesine uygun düştüğü" vurgulandı.
 
Tarafların ifadeleri ve bugüne dek mahkemeye sunulan belgelere yer verilen raporun sonuç bölümünde kurulun tespitleri şöyle sıralandı:
"Madurenin cinsel ilişki sırasında bilincinin yerinde olmadığı, bir maddenin etkisi altında olduğu tıbbi kanaatine varıldığı, cinsel ilişki sırasında erkeğin cinsel ilişkisine karşı kadın olarak madurenin bir duyarlılık göstermediği, cinsel ilişkide madurenin görüntüler itibariyle pasif de olsa örtülü bir katkısının bulunmadığı, cinsel ilişkinin farkında olmadığı, cinsel ilişkinin kadının iradesi dışında tezahür ettiği, cinsel ilişki sonrası uyandığında bir acı duymayacağı ve cinsel ilişki sonrası akıntının varlığını hissedemeyeceği, rıza dışı ilişkinin mevcudiyeti halinde, kadının bunu tespit edemeyeceği".
 
Raporun okunmasının ardından söz alan Gamze Özçelik'in avukatlarının, tutuksuz yargılanan Gökhan Demirkol'un tekrar tutuklanması ve kendisine yurt dışı yasağı getirilmesi talebini, mahkeme reddetti. Adli Tıp raporunun eksikliklerle dolu olduğunu belirten Gökhan Demirkol'un avukatı Rıdvan Yıldız ise bu eksiklikleri içeren dilekçeyi mahkemeye sundu. Mahkeme, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu'nun düzenlediği raporda yer almayan, olay görüntülerinin 3. bir şahıs tarafından çekilip çekilmediği konusunun açıklığa kavuşturulması için, akademik ve konusunda uzman kişilerden oluşun bir heyetin görüntüleri incelemesine karar verdi. Duruşma 13 Kasım 2006 tarihine ertelendi.
 
Gökhan Demirkol'un avukatı Rıdvan Yıldız ise "Adli Tıp raporu, madure sanki koma halindeymiş, dışardan gelen herhangi bir uyarıcıya cevap veremez nitelikte olduğu görüşüyle geldi, biz buna itiraz ettik. İtirazımız kabul edildi" dedi.
 
Görüntülerin basına yansımasıyla ilgili bölümün, Antalya'da görülen davayla ilgisi olmadığını belirten Yıldız, "O, İstanbul Asliye Mahkemesi'nde görülmekte olan ve sanıkları başka kişiler olan ayrı bir davadır. Fakat kamuoyu, öyle bir yönlendirildi ki sanki Gökhan Demirkol, görüntüleri basına yansıtmış gibi bir izlenim oldu" diye konuştu.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Emekliye ödeme sıkıntısı

14/9/2006 -Kategori: Diger Haberler


Emekli Sandığı, 1 Eylül'den bu yana hastane ve eczaneler ile tıbbi malzeme alan emeklilere ödeme yapamıyor.
 
Emekli Sandığı Genel Müdürü Mehmet Ali Özyer, Hazineden nakit akışının azalması sonucu, Sandık harcamalarında sıkıntı ile karşı karşıya kalındığını, 1 Eylül'den itibaren de sağlık harcamalarının durdurulduğunu söyledi.
 
 
Öğretmenlerin emeklilik başvurularının yılda 2 dönem ile sınırlandırılmasının da etkisiyle Ağustos ayında emekliye ayrılan memur sayısında ciddi bir artış olduğunu belirten Özyer, bunun da kurum bütçesine ek bir yük getirdiğini kaydedtti.
 
Maliye Bakanımız ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımızın bilgisi dahilinde, sağlık ödemelerini durdurduk. Mevcut şartlarda ödeme yapmak için bankalardan kredi alma dışında bir seçeneğimiz yoktu. Kredi faizi ödememek için de bu yolu tercih ettik.''
 
Özyer, Maliye Bakanlığı ile yapılan temaslar sonucunda 122 milyon YTL'lik ek ödemenin yanı sıra, hastanelere biriken borcu karşılayacak bir ödeneğin transfer edilmesi durumunun ortaya çıktığını da bildirdi.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

İsrailli subaydan korkunç itiraf

14/9/2006 -Kategori: Diger Haberler


İsrail ordusunun Lübnan'daki roket birimlerinden birinin sorumlusu, atılan misket bombalarını ve fosforlu mermileri kastederek, "Yaptığımız çok korkunç ve anlamsızdı. Bütün kentleri misket bombalarıyla doldurduk" dedi.

Ha'aretz gazetesinin, adını vermediği subayın açıklamalarına dayanarak verdiği haberde, İsrail ordusunun savaş süresince Lübnan'daki kentlere 1800 misket bombası attığı bildirildi.

Haberde, İsrail ordusu topçularının da ordunun uluslararası yasalarca yasaklanmış fosforlu mermiler kullandığını söylediğine dikkat çekildi. Halen Lübnan'da patlamaya hazır 500 bin dolayında cephane bulunduğu bildiriliyor.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Eğitim Haber'e Hoş Geldiniz...

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro