Dünya Bankası ve AB istihdam ve eğitim projeleri uzmanı Melih Yalçıneli, gençlerin içinde bulunduğu durumu özetliyor
Lise bitirme çağına gelen her 100 adaydan 50’si ÖSS’ye giriyor, 10’u
sınavı kazanıyor, 7’si üniversiteye başlıyor, 3’ü okulu bitiriyor, 2’si
işe yerleşiyor Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) ve Dünya
Bankası (WB) tarafından hazırlanan 3 ayrı rapor Türkiye gençliğinin
içinde bulunduğu çıkmazı gözler önüne seriyor. Dünya Bankası’nın,
“Türkiye’nin Eğitim Sisteminin AB üyeliği için hazırlanması” konulu
raporuna göre her yıl üniversite umuduyla dershanelere 1 milyar YTL
harcıyoruz. YÖK’ün Haziran 2006’da yayınladığı “Türkiye’nin Yükseköğ
retim Stratejisi” isimli raporuna göre üniversite çağına gelen 1.3
milyon öğ- renciden ancak yarısı liseyi bitirebiliyor. Her yıl ÖSS’ye
giren 2 milyon öğrenciden ise sadece 400 bini yani yüzde 20’si
üniversiteye yerleşiyor. Yine Dünya Bankası’nın İşgücü Piyasası
Raporu’na göre ise 20-24 yaş arası üniversite mezunları için istihdam
oranı yüzde 60’larda kalıyor. ÜLKE KAN KAYBEDİYOR YÖK’ün
raporuna göre öğrenciler kazandıkları bölümü beğenmeyip sınava yeniden
girdiklerinde açılan üniversite kontenjanlarının yüzde 30’unun ziyan
olduğunu vurgulayan Dünya Bankası ve Avrupa Birliği istihdam ve eğitim
projeleri uzmanı Melih Yalçıneli, “Aynı rapora göre üniversiteye
kaydolanların ise sadece yarısı mezun oluyor. Yani kabaca ifade etmek
gerekirse ülkemizde lise bitirme çağına gelen her 100 çocuktan 50’si
liseyi okuyup ÖSS sınavına giriyor. 10’u sınavı kazanıyor, 7’si
üniversiteye başlıyor, 3’ü okulu zamanında bitirebiliyor ve 2’si bir
işe yerleştirilebiliyor. Bu da aslında ülkenin geleceğini tehdit eden
çok ciddi bir kaynak israfı ile karşı karşıya olduğumuzu ve sürekli kan
kaybettiğimizi gösteriyor. Bu ciddi sorun ülkeyi sürekli fakirleştiren
ve önlem alınmazsa toplum olarak hayatta kalmamızı bile etkileyecek bir
boyutta” dedi. Dershane sayılarının son 30 yıl içinde 30 kat arttığını
ifade eden Yalçıneli, “Türkiye’de faaliyet gösteren 4 bin dershane var.
Dünya Bankası’nın ‘Türkiye’nin Eğitim Sisteminin AB üyeliği için
hazırlanması’ konulu raporuna göre yılda 1 milyar YTL harcıyoruz.
Ayrıca, bunun en az yarısı- nın da ÖSS amaçlı özel derslere harcandığı
tahmin ediliyor. Yani ülke olarak iş bulabilen 25 bin genç yaratmak
için bırakın üniversite masraşarını sadece kapıdan içeri giriş parası
tarzında her birine 60 bin YTL ekstradan para harcıyoruz” diye konuştu.
“Toplumsal bir farkındalık seferberliği başlatılmalı” diyen Yalçıneli,
herkesin yangını söndürmeye yönelik bir çaba içerisine girmesi
gerektiğini kaydetti. Ülkenin sorunları çözecek insan kaynağına sahip
olduğunu ifade eden Yalçıneli, “Eğer yeterli insan kaynağımız yok ise
bu ciddi sorunu çözmeye yönelik profesyonel beyinlerden destek
almalıyız. Ama bu destekler eğer toplumsal olarak yeterli farkındalık
oluşmazsa pek de fayda sağlamayacaktır” diye konuştu. Matematikle başımız dertte
OECD’nin geleneksel “Bir Bakışta Eğitim” yıllık raporları açıklandı.
Rapora göre, Türkiye’de öğ- rencilerin matematik performansları OECD
ortalamasının altında kalıyor. Avrupa ülkelerindeki öğ- rencileri genel
olarak matematik bilgisi açısından “tatminkar” sıralarda bulunurken,
Türk öğrencileri OECD’deki en geri 11 ülkenin öğrencileri arasında
kaldı. Türkiye Gayri SaŞ Yurtiçi Milli Hasıladan (GSYİH) eğitime ayrı-
lan pay itibariyle alt sıralarda, yüksek öğretim kademesindeki öğrenci
sayısında da en düşük ülkeler arasında yer alıyor. Türkiye
öğretmenlerin maaşlarının GSYİH’ye oranı açısından ise üst sıralarda
yer aldı. Rapora göre, Türkiye ilköğretim ve ortaöğretimin alt
kademesinde en az 15 yıl deneyimli öğretmenlerin maaşları nın kişi
başına düşen GSYİH’ya oranının açısından iyi durumda olan ülkeler
içinde. Macaristan, İzlanda, Norveç, Polonya ve İsrail’de öğretmen
maaşları açısından en düşük; Kore, Meksika ve Türkiye en yüksek ülkeler
oldu. BUGÜN GAZETESİ | |